İrdelemeler: Şıklık ve Estetiğin ve Performansla Buluşması “HP Probook 450 G8” ( Core i3)

İrdelemeler
Spread the love

Bu yazımıza konu olan bilgisayarımız HP Probook 450 G8 serisinin giriş seviyesi bir üyesi. Bir kaç gündür kullanıyorum. Tecrübelerimi paylaşmanın zamanı gelmiştir diyerek başlıyorum!

Tasarım…

Oldukça şık, estetik, ince ve sade.Alt kasa, gümüş renkli pürüzsüz bir yüzeye sahip, üst kasanın(yani ekranın) arkası da öyle. Arka tarafta yine şık ve abartısız klasik HP logosu tam ortaya konumlanırılmış.

Ekran kenar çerçeveleri; üst ve alt çerçeveler de ince ama; yan çerçeveler daha ince ve bu da göze oldukça hoş geliyor.

Alt çerçevenin ortasında arkadaki HP logosunun minyatürü tam ortada kullanıcıyı selamlıyor.

Kasa tamamen plastik. Yalnız bu plastik, görünüşte ve kullanımda kaliteli hissettiriyor, kötü değil. Plastik kasaya rağmen bilgisayar öyle çok ta hafif sayılmaz; tartmadım ama teknik verilere göre 1.74 kg.

Bu tasarımda özellikle sevmediğim şey, açma/kapama tuşu oldu: Klavyenin üzerinde ve üstelik en başta da değil, en üst sırada, sağdan altıncı. Zamanla alışabilirlik sağlayacağını düşünüyorum.

Klavye demişken… Bilgisayarda özellikle ProBook, EliteBook gibi serilerde alışkın olduğumuz tam boy bir klavyeyle karşılaşıyoruz. Bu klavyelerin yazımı öyle süper şahane değil ama, kötü de denemez. Klavyede yazarken tuşlara basıldığında içe doğru esneme yok.

Dokunmatik yüzey sola yakın konumlandırılmış, oldukça geniş ve hassas. Her ne kadar kullanmayı çok sevmesem de çoklu dokunmayı vs. destekliyor ve kullanımı rahat.i

Bu serinin en giriş seviyesi olan bu bilgisayarda klavye ışıklandırması bulunmuyor. Buna karşın Açma/Kapama tuşunda, Num Lock tuşunda ve Caps lock tuşunda, toplu iğne başından hallice, aktif olduklarında yanan bir ışık yerini almış. 

Bilgisayarın belki de en güzel özelliklerinden birisi, kullanılmadığı zamanlarda kamerayı gizleyen bir mekanizmaya sahip olması, ki günümüzde gizlilikle ilgili kaygıların en üst seviyeye çıktığı şu dönemde önemli bir ayrıntı. Bu arada kamera 720p HD özellikte ve özellikle günümüz şartlarında elzem hale gelen uzaktan eğitim için gayet yeterli. Mikrofonlar kameranın sağ ve soluna yerleştirilmiş.

Kasanın sol tarafında Kensington kilidi, RJ-45 yuvası ve bir adet SuperSpeed USB Type-A konumlandırılmış.

Sağ tarafta güç girişi, bir adet SuperSpeed USB Type-C (USB Güç İletimi, DisplayPort), iki adet SuperSpeed USB Type-A, bir adet HDMI 1.4b, kombo kulaklık girişi ve MicroSD kart okuyucu bulunuyor. Yani bilgisayar bağlantı konusunda yeteri kadar seçenek sunuyor.

USB’lerden birisi şarj, birisi de güç işlevi görüyor aynı zamanda.

Adaptör 65W, küçük ve taşımaya elverişli bir boyutta.Kabloları da sıkıntı yaratmayacak yeterli bir uzunlukta geliyor.

Donanım…

HP ProBook 450 G8;

Intel Core i3-1115G4, 11. nesil Intel UHD Graphics ile donatılmış bir işlemciye ev sahipliği yapıyor. Ev ve ofis kullanımı için oldukça yeterli, hızlı bir performans sunuyor.

15.6 inç, 1920×1080 çözünürlüğünde diyagonal FHD bir ekrana sahip. Teknik verilerine göre 250 nit parlaklık değerine sahip.Çok parlak değilse de gayet yeterli denilebilir. Kullanımda sıkıntı yaratmıyor.

4 GB DDR4-3200 MHz, Micron marka bir RAM kullanıyor. Normal günlük kullanımda gayet yeterli olsa da, tarayıcıda biraz fazla sekme açınca, hele üzerine mesela sanal makine falan gibi bir uygulama devreye girince, RAM ben yetemiyorum diye bağırıyor resmen. Yani en az bir 4GB RAM daha eklenirse bilgisayar tadından yenmez. Zaten kullanılan iki adet slot var ve biri boş ve 32GB RAM desteği de bulunuyor.

Kullanılan 256GB, Samsung nVME SSD disk, okumada 2231 MB, yazmada ise yine 992 MB’ları görüyor. Kapasite fena sayılmaz, istenirse artırılabilir.

Kullanılan Intel AX201 Wi-Fi 6 (2×2) and Bluetooth 5 combo, non-vPro ağ kartı bu konuda çok başarılı. Bir bilgisayarda özellikle kablosuz ağ kartı bağlantı hızını ve kalitesini çok etkiliyor.

İki adet hoparlörüyle  ses, üst düzey bilgisayarlara göre biraz geride kalsa da, bu fiyat bandına göre gayet duru ve kapalı bir ortamda yeterince tatmin edici. Hoparlörler, klavyenin üstünde boylu boyunca konumlandırılmış.

Kullanım ve Performans…

Burada söyleyeceklerim biraz kişisel olabilir diye uyarma gereği hissediyorum öncelikle, çünkü bilgisayardan beklentiler kullanıcıya göre değişebilir!

Kullanım ve performans konusuna yukarıdaki paragraflar arasında küçük küçük değinildiyse bile, ayrıca bir kaç söz etmek faydalı olabilir. Bilgisayar gayet keyifli bir kullanım sunuyor. Performans anlamında kullanıcısını asla üzmez.

Pil, tatmin edici bir şekilde hızlı şarj oluyor. Tam olarak ölçmedim ama, öyle ahım şahım süreler sunduğu kanaatinde değilim şu zamana kadarki kullanım senaryoma göre. Benim çok ta takıldığım bir nokta değil, zira genellikle evde kullanıyorum, bir yere götürmem gerekirse de o süre çok uzun olmayacağından sıkıntı çıkarmayacaktır.

Bir bilgisayarda en çok takıldığım noktalardan bir fan sesidir. Şu ana kadar henüz neredeyse fan sesi duymadım dersem, çok fazla abartmış olmam. Isınma hiç yok, kasaya dokununca insanın eliniü şütüyor neredeyse. Bu çok iyi. Yalnız alt kısımda, özellikle işlemcinin geldiği kısımda dikkate alınmaya değmeyecek kadar hafif bir ısınma hissedildiğini söylemeden de geçmeyelim.

Linux Uyumluluğu…

Aldım alalı Ubuntu 21.04, Zorin OS 16, Debian, Arch Linux, Sparky Linux MATE, Manjaro 21.02 XFCE ve kişiye özel dağıtımım diyebileceğim Ubuntu 18.04 Ubukia Openbox’u denedim.

Sırasıyla gidersek…

Ubuntu 21.04 GRUB’dan sonra boot ekranından öteye gidemedi, siyah ekranda kaldı.

Zorin OS 16 GRUB’dan sonra boot ekranından öteye gidemedi, siyah ekranda kaldı.

Debian GNOME’u netinstall ile kurdum, kurulum sorunsuz gerçekleşti, yeniden başlattığımda GRUB’dan sonra boot ekranından öteye gidemedi, siyah ekranda kaldı.

Arch Linux GNOME’u netinstall ile kurdum, kurulum sorunsuz gerçekleşti, başarılı bir şekilde açıldı, şu an kullanıyorum.

Sparky Linux MATE sorunsuz açıldı, kuruldu, yeniden başlattığımda GRUB’dan sonra boot ekranından öteye gidemedi, siyah ekranda kaldı.

Manjaro 21.02 XFCE sorunsuz açıldı, kuruldu, kullanılabiliyor.

Ubuntu 18.04 Ubukia Openbox GRUB’dan sonra boot ekranından öteye gidemedi, siyah ekranda kaldı.

Yalnız şurası dikkate değer: Kurulabilen dağıtımlarda, kurulumdan sonra her şey tam fonksiyonlu, harika çalışıyor.

Bu durumdan mutsuz değilim, çünkü zaten Arch Linux kullanıyorum ve benim için bir sorun teşkil etmiyor.

Sonuç…

Öyle görünüyor ki ProbBook 450 G8, sürekli dağıtım deneyen, kuran, kaldıran Linuxsever bir kullanıcı için bu bilgisayar biraz zorlayıcı olabilir. Lakin belli bir tecrübeye sahip, kendi sorunlarının üstesinden gelebilen ve belli konularda olgunlaşmış bir Linux kullanıcısı için(burada hiç mütevazı olamayacağım ve benim gibi diyeceğim) hem donanım, hem tasrım, hem de performans anlamında gayet alınası bir bilgisayar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir